MEŞHUR TAVACI RECEP USTA / RECEP BUDAK

FARKLI BİR TAT, GÜZEL BİR YEMEK,İYİ BİR HİZMET SUNMUŞŞAM,
DÜNYANIN EN MUTLU İNSANI BENİM…

Şiirlere ve filmlere konu olan lezzetlere imza atan Recep BUDAK namı değer Recep Usta 1961 yılında Diyarbakır’da doğdu.

1978 yılında kendi lokantasını açarak aşçılığa adım attı. Aşçılıktaki ilk ustalığı; gerdan haşlamadır ki bu yemek, Yılmaz Erdoğan’ın en çok sevilen şiirinin “Ben seninle bir gün Veysel Karani’de haşlama yeme ihtimalini sevdim ” dizesindeki lokantada sunulmaktadır. Haşlamayı yapan ise Recep Usta’dır. Bununla da kalmaz Recep Usta ; tava, kaburga dolması ve gerdan haşlamayı başta Diyarbakır olmak üzere Türkiye ve dünyanın çeşitli ülkelerine tanıtan ve sevdiren kişidir.

“Farklı bir tat, güzel bir yemek, iyi bir hizmet sunmuşsam dünyanın en mutlu insanı benim” der , Recep Usta. İşte bu düşünce ile hazırladığı yemeklerin lezzeti dilden dile yayıldıkça, bu eşsiz tatları diğer illere taşıma kararı alır ve ilk olarak Ankara’yı seçer. 18 Şubat 2002’de, Reşit Galip Caddesinde ikinci restoran açılır.

Ana mönüsünü tava, kaburga dolması, hindi dolması, gerdan haşlama, mumbar, lüle kebabı, kaburga şiş, ezme güveç gibi Diyarbakır yöresine has yemeklerden oluşturan Recep Usta, Türkiye’nin yemek kültürüne katkıda bulunmak ve zengin mutfak kültürümüzü daha çok tanıtabilmeyi amaç edinmiştir.

Recep Usta Restoranlarında yapılan yemeklerde süt kuzu eti kullanılmaktadır. Diyarbakır’da kendilerine ait olan çiftlikte yetiştirilen kuzular 3-9 aylık arasında iken kendilerine ait olan kesimhanede kesilerek parçalanmadan günlük olarak Ankara merkeze getirilir.Gelen etler yapılacak olan yemek türüne göre özenle ayrılır ve şubelere dağıtım yapılır.Et işleme ünitelerinde etler ayrılırken sinir ve yağlarından arındırılarak en lezzetli kısımları kullanıma hazırlanır.Saç tava ,kaburga dolma ve kemikli kuşbaşı yapılacak olan etler özel terbiyeleme sistemi ile terbiyelenir ve terbiyelenen et 1 gün bekletildikten sonra sunulur. Mönüdeki bu üç yemek dışındaki yemeklerde kullanılan etler günlük tüketilir.

Tavacı Recep Usta ve ekibi , “Recep Usta kalite politikası”nı en iyi biçimde uygulayabilmek ve sürdürebilmek için, mutfaklarında üretilen ürünlerin kalitesine uygun gıdanın, çeşitli mal ve hizmetlerin alınması konusunda titizlikle çalışmaktadır. Bu titizliği verilen kalite kontrol belgeleri ve aldığı teşekkürlerle tescillenmiştir.

Tescillenmiş olan diğer bir konuda kusursuz hizmet anlayışıdır. Recep Usta çalışanları her müşteriye evlerine gelmiş bir misafir gibi hizmet eder. Amaç müşterilerin kendilerini evlerindeymiş gibi hissetmelerini sağlamaktır. Bunu sağlayabilmek için personel alımından hizmete başlayacağı ana kadar birçok aşamadan geçer çalışanlar. Personelleri alımdan sonra kıyafetlerinden , davranış biçimlerine kadar pek çok konuda eğitime tutan Recep Usta konuklarına gösterilen hizmetten emin olmanın haklı gururunu yaşar.

“En iyi iş bildiğiniz iştir ,bildiğiniz işten şaşmayacaksınız. ” der Recep Usta , ve bildiği işi yaparken sanatsal yönünü de konuşturur. Her şubenin temelinden son noktasının konulduğu ana kadar birebir işin içinde olan Recep Usta , şube dekorasyonlarında da iç mimarlarla yan yana çalışmaktadır. Restoranlarında birbirinden güzel lezzetleri sunduğu konuklarına yemek yerken kendilerini evlerinde hissettirecek konforu oluşturmayı ilke edinmiştir.

Kullanılan gıda ve çeşitli malların kaliteli , hizmetin kurusuz olması kadar yemek yapılan ortamında bir o kadar kaliteli , hijyen olması konusunda taviz vermez Recep Usta. Tüm şubelerde vitrin kadar mutfağa da önem veren , Recep Usta bu konuda da taktir toplamıştır.

Gösterilen tüm bu gayret ve çabalar , sizlerin hijyen ,kaliteli ve lezzetli yemek yemeniz ve şubelerimizden memnun ayrılmanız için yapılmaktadır.
Çocuk yaştayken başladığı çalışma hayatında işini her zaman severek ve saygı duyarak yapan Recep Usta bugün bile şubelerinde iş önlüğü ile dolaşmakta , her konuğunu güler yüzle karşılamakta , birbirinden leziz yemekleri yerken onları seyretmekte ve uğurlarken de dillere dolanan ,akıllara kazınan sözü ile uğurlamaktadır…

“Başım Üstüne Abi….”